Madımaktan Çığlığımız Yükseliyor
04 Temmuz 2008 17:23 | K. Levent BECİT | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
2 temmuz
,
madımak
,
madımak oteli
,
sivas
,
sivas katliamı
,
sivas olayları
9 yaşımı bitirmek üzereydim…
2 Temmuz 1993 günü televizyonda izlediğim olaylara anlam verme çabası, o gün nasıl içimeyse hala aynı şekilde içimde… O gün bilgisizliğin, daha çocukluğun verdiği bir anlamsızlık vardı üzerimde. Bugün ise çok daha farklı: Bir insan topluluğu kendi fikrini konuşarak açıklayamayacak kadar nasıl aciz olabilir…
O gündeyim yine…
Arkadaşlarım sesleniyorlar bahçeye top oynamaya inmem için… İnemiyorum… Benden yalnız 3 yaş büyük olan birinin o gün yanarak, yakılarak öldüğünü görüyorum televizyondan…
O günkü yaşadığım acı her 2 Temmuz’da içimde…
Ne istemişlerdi insafsızlar 12 yaşındaki bir çocuktan…
O günden beri benim içim yanıyor… O ateşi yakan eller neden yanmıyor…
O günlerden sonra Sivaslı yurttaşlarımıza şu soru espri amacı ile soruluyor:
Yakanlardan mısınız, yakılanlardan mı?
Bu ne densizlik, bu ne küstahlıktır…
35 kişinin hayalleri yakıldı o otelde…
Madımak sözünü nerede duysam içim ürperiyor…
Kendini ifade etmek konusunda bile basiretsiz kalmış, adam öldürmeyi marifet sanan, hem de bunu din adına yaptığı söyleyip yalanın büyüğünü söyleyen zavallı insanlar o gün orada 35 can aldı…
35 bin can alsanız biter miyiz sanıyorsunuz?
Biz her 2 Temmuz’da 35 bin kişi daha artıyoruz…
O gün oradaki her kıvılcım içimizde saklı. Her kıvılcımla biraz daha sarılıyoruz davamıza…
Çığlıklarımızı içime atıyorum belki bugün…
Ama şunu biliyorum:
Bu davaya baş koymuş her birey, eğer çığlığını dışa vurursa bu dünya yerinden oynar…
Aradan geçen 15 seneyi silip atıp, tekrar 9 yaşıma gelmek istiyorum ve o gün televizyonda bu acı haberi değil, güzel şenlikleri görmek istiyorum…
2 Temmuz 1993 günü televizyonda izlediğim olaylara anlam verme çabası, o gün nasıl içimeyse hala aynı şekilde içimde… O gün bilgisizliğin, daha çocukluğun verdiği bir anlamsızlık vardı üzerimde. Bugün ise çok daha farklı: Bir insan topluluğu kendi fikrini konuşarak açıklayamayacak kadar nasıl aciz olabilir…
O gündeyim yine…
Arkadaşlarım sesleniyorlar bahçeye top oynamaya inmem için… İnemiyorum… Benden yalnız 3 yaş büyük olan birinin o gün yanarak, yakılarak öldüğünü görüyorum televizyondan…
O günkü yaşadığım acı her 2 Temmuz’da içimde…
Ne istemişlerdi insafsızlar 12 yaşındaki bir çocuktan…
O günden beri benim içim yanıyor… O ateşi yakan eller neden yanmıyor…
O günlerden sonra Sivaslı yurttaşlarımıza şu soru espri amacı ile soruluyor:
Yakanlardan mısınız, yakılanlardan mı?
Bu ne densizlik, bu ne küstahlıktır…
35 kişinin hayalleri yakıldı o otelde…
Madımak sözünü nerede duysam içim ürperiyor…
Kendini ifade etmek konusunda bile basiretsiz kalmış, adam öldürmeyi marifet sanan, hem de bunu din adına yaptığı söyleyip yalanın büyüğünü söyleyen zavallı insanlar o gün orada 35 can aldı…
35 bin can alsanız biter miyiz sanıyorsunuz?
Biz her 2 Temmuz’da 35 bin kişi daha artıyoruz…
O gün oradaki her kıvılcım içimizde saklı. Her kıvılcımla biraz daha sarılıyoruz davamıza…
Çığlıklarımızı içime atıyorum belki bugün…
Ama şunu biliyorum:
Bu davaya baş koymuş her birey, eğer çığlığını dışa vurursa bu dünya yerinden oynar…
Aradan geçen 15 seneyi silip atıp, tekrar 9 yaşıma gelmek istiyorum ve o gün televizyonda bu acı haberi değil, güzel şenlikleri görmek istiyorum…
